kapat
Availability: In Stock

Praksis Sayı 34 - 21. Yüzyılda Direnişler

9771312861834
  • % 35
  • 6,50 TL
  • 10,00 TL

Direniş pratikleri ve stratejileri hakkında düşünmek Türkiye sosyal bilimcileri için hiç bu kadar acil ve elzem görünmemişti. Elinizdeki sayı, Gezi direnişinin yıl dönümünde bu direnişi, 2000'li yıllarda dünyanın çeşitli coğrafyalarında neredeyse eş zamanlı olarak gelişen direniş pratikleri bağlamında kuramsal ve politik olarak anlamlandırmak ihtiyacının bir urunu olarak ortaya çıktı.

Türkiye'de olduğu gibi diğer ülkelerde de gelişen farklı direniş formları siyasi otoritenin ve devletin genel krizine yol açma eğilimini gösteriyor. 1980'lerin başında uluslararası sermayenin iç piyasalara erişiminin ve bununla birlikte her ülkenin uluslarasılaşmış serma-yesinin küresel ekonomiye entegre olmasının önündeki engellerin kaldırılması ve sermayenin iktidarının yeniden kurulması ancak devletin rolünün neoliberal dönemde yeniden tanımlanmasıyla mümkün olabilirdi. Kapitalist devletin toplumsal ilişkilerin bir tezahü-rü olduğunu kabul edersek, toplumsal mücadelenin böylesine parçalanıp zayıfladığı, buna mukabil sermaye sınıflarının merkezileşip, yoğunlaştığı bir dönemde kapitalist devletin daha otoriter bir biçim alması veya en azından otoriterleşme eğilimleri göstermesi bek-lenmedik bir gelişme değildir. Devlet iktidarının bu neoliberal dönüşümü gerçekleştirecek şekilde sistematik olarak kullanılması ve bu süreçte otoriterleşmesi, genel olarak devleti ve bazı ülkelerde siyasal rejimi 21. yüzyıl direnişlerinin önemli bir hedefi haline getirdi.