Birgün gazetesi Pazar ekinde 29 Mart 2026 günü “Bir Kitabın Düşündürdükleri” başlığıyla yayımlanan imzasız bir yazıda, Dipnot Yayınları olarak yayımladığımız Mahir Çayan Kitabı hakkında (kitabın ve yayınevinin adı verilmeksizin) dile getirilen yanlış, önyargılı ve karalayıcı değerlendirmeler bizi derinden yaralamış ve bu açıklamayı yapmak zorunda bırakmıştır.
Yazıda, kitaptaki THKP-C üzerine değerlendirme yazıları için “çoğunluğu Mahir Çayan düşüncesiyle bağlarını yıllar önce kopartmış isimlerin” seçildiği ileri sürülmektedir. Durum kesinlikle böyle değildir. Yayınevimiz, kitabın hazırlık sürecinde Çayan geleneğiyle ilişkili tüm örgütlerden (o örgütsel yapıyı temsil yönü güçlü) isimlerle hiçbir ayrım gözetmeksizin iletişime geçmiş ve katkı talebinde bulunmuştur. Bu taleplerin bir kısmı yanıtsız kalmış, bazı isimler ise olumlu yanıt vermelerine rağmen katkıda bulunmamıştır. Sonuçta ortaya çıkan çalışma, katkı sunan isimlerin metinleriyle şekillenmiştir.
Söz konusu yazıda, her ne kadar bu durum için “editör tercihi” denip geçilebileceği söyleniyorsa da bir adım sonrasında suçlama bu kez başka bir yöne kaydırılmakta, katkı veren yazarların “neredeyse bütününün ya Kürt hareketinin içinde ya da onunla ilişkili insanlar”dan seçildiği, editörün “THKP-C ile Kürt hareketi arasında bir ‘devamlılık’ ya da ‘miras’ ilişkisi kurmak” gibi “örtük” bir amaç güttüğü, bu işin de “THKP-C’ye ve Mahir Çayan’a ağır eleştiriler getirmiş insanlar eliyle” yaptırıldığı iddia edilmektedir.
Bunlar son derece ağır ve haksız ithamlardır. Yayımlanan kitap, Mahir Çayan’ın düşüncelerini tek bir “miras” hattı içine hapsedip onu sahiplenmek ya da yeniden kurmak amacıyla değil, hem Çayan’ın kendi metinlerini hem de Çayan geleneğinden gelen farklı siyasal hareketlerin deneyimlerine dayalı değerlendirmeleri yeniden tartışmaya açmak amacıyla hazırlanmıştır. (Aynı durum, daha önce yayımladığımız İbrahim Kaypakkaya, Hikmet Kıvılcımlı, Behice Boran kitapları için de geçerlidir.) Kitap, bir sahiplenme iddiası taşımamakta, çeşitli yorumların bir araya geldiği çoğul bir tartışma zemini oluşturmayı hedeflemektedir. Mahir Çayan’ın düşünsel mirasının farklı yorumlara olanak sunması, tam da Çayan’ın mirasının zenginliği ve gücü olarak görülmelidir. Bu nedenle, katkı sunan isimleri toptancı bir yaklaşımla tek bir siyasal çizgiye indirgemek ve kitabın bir devamlılık/miras ilişkisi kurma peşinde olduğunu iddia etmek büyük bir haksızlıktır.
Öte yandan, Mahir Çayan gibi Türkiye sosyalist solu tarihinde derin izler bırakmış bir devrimcinin farklı açılardan yeniden ele alınmasının “gereksiz tartışma” olarak görülmesine de katılmıyoruz; bu tür okumaların solun düşünsel mirasını unutuluşa terk etmenin panzehiri olduğuna, özellikle genç kuşakların bu topraklardaki devrimci damarın nasıl bir rüzgar estirdiğine dair bir fikir edinmeleri yönünde önemli bir işlev gördüğüne inanıyoruz.
Son olarak, hangi saiklerle yazıldığını anlamadığımız yazıda yayınevimize “ahlaki” bir ithamda bulunulmuştur. Yayınevimiz, yine, kitaba Mahir Çayan metinlerinin yanı sıra eleştirel değerlendirme yazıları koymakla eleştirilmekte, ama bu kez, değerlendirme yazılarını uzun zaman önce Devrimci Yol tarafından yayımlanmış metinlerin arkasına eklemekle ve böylelikle Mahir Çayan’ın metinlerini “ticaret nesnesi” haline getirerek onun değerini “suiistimal etmek”, “kar etmenin amacı haline dönüştürmek” ve “satmak”la suçlanmaktadır.
Mesele Devrimci Yol tarafından yayımlanmış Mahir Çayan metinlerini kullanmaksa, yayınevimiz doğru olanı yapmıştır. Yayıncılık standartları ve etiği açısından kural, metinlerin ilk basımlarını esas almaktır. Mahir Çayan üzerinden ticaret yapmak suçlamasına gelince, ortak değerleri ve dayanışmayı ön planda tutan, eleştiri ile karalamayı birbirine karıştırmamayı etik bir sorumluluk olarak gören bir yayınevi olarak, bu çirkin itham karşısında söyleyeceğimiz tek söz şudur: Yayımladığımız kitap Türkiye sosyalist hareketinin zengin tarihini görünür kılma ve bu bağlamda Çayan’ın mirasına yönelik farklı değerlendirmeleri bir araya getirme çabasının bir ürünü olarak görülmelidir; ne eksik, ne fazla. Birgün’deki yazıda bahsedilen “çürüme” göstergesini ise başka yerlerde aramak gerekir.
Bu açıklamayı yapmak zorunda kaldığımız için üzgünüz.
Dipnot Yayınları