Diziler
Arama
Üye Girişi

PostHeaderIcon Dersim: Alevilik, Ermenilik, Kürtlük/ Gürdal Aksoy

Yeni Yayınlar

Gürdal Aksoy alanında bir ilk olma niteliği taşıyan bu kitabında, serüvenini yazılı tarihin dışında sürdürmüş olan Dersim’in karanlıkta kalan kültür tarihine ışık tutuyor. Bunu yaparken, inançlar ve kimlikler arasına kesin sınırlar çizen hâkim anlayışların ötesinde, Dersim tarihi özelinde onların süreç içindeki değişim ve geçişkenliklerini örnekliyor. Aksoy, bazı aşiret adlarının Ermeni tarihinin kapılarını nasıl araladıkları, Ermeni aşuğların yöre kültüründe ne gibi izler bırakmış olabilecekleri ve Tujik Bava’nın tanrı Vahagn’ın bir devamı olup olmadığı gibi pek çok tarihsel olguyu sorgularken, Alevi Kürtler ile Ermeniler arasındaki kültürel etkileşimin düzeyini ortaya koyuyor.

Bazı yer adlarının izlerini de süren Aksoy, yörenin geçmişi daha eskiye varan halkı Ermenilerin Dersimdeki tarihsel sürekliliklerini de anlamaya çalışıyor. Kitap kültürel ırkçılığın yeni suretleriyle yüzleştiğimiz günümüzde, ben ve Öteki arasındaki alışılageldik ilişkinin tarihe yansıyan temellerini sorunsallaştırmaktadır. Bu yanıyla o, Ermenisiz bir Dersim tasviri ile ‘Dersimliler’in salt Ermenilik üzerinden yapılan etno-kültürel portreleri arasına sıkıştırılmış tarihe bir reddiyedir

Devamını oku...

 

PostHeaderIcon KÖYLÜ İSYANLARINDAN FRANSIZ DEVRİMİNE /Devrimci Halk Hareketleri Tarihi 1/ Murray Bookchin

Yeni Yayınlar

Yirminci yüzyılın en önemli “aykırı” düşünürlerinden biri olan Murray Bookchin’in, devrimci geleneğin zayıflaması, devrimler çağının eski ve yeni kuşakların bilincinden/belleğinden silinmeye yüz tutması karşısında duyduğu derin kaygı sonucu kaleme aldığı bu dört ciltlik anıtsal eser, o büyük devrimlerin özneleri olan halkların/kitlelerin/“taban” oluşumlarının kurumsal ve örgütsel yapılarına ışık tutmakta, her bir devrimin arka planındaki toplumsal, ekonomik, kültürel ve politik gelişmelere odaklanmaktadır. Bu devrimler –kapitalizmin ne’liğine ilişkin açık bir fikre sahip olmasa ve hatta genellikle modern kapitalizmin önünü açsa da− kapitalizmin ahlaki, politik ve toplumsal birer alternatifi olarak gelişmiş; bugünün bireysel çıkarı gözeten, yarışmacı, daha fazla mülk edinme peşinde koşan egemen anlayışla tersleşmiştir.

Devamını oku...

 

PostHeaderIcon Hattın Dört Yanında CEMİLPAŞAZADELER

Yeni Yayınlar

Hattın Dört Yanında Cemilpaşazadeler, hatlara ve hayatlara dair bir hikayedir. Yaklaşık iki yüz yıla yayılan büyük acıların ve bir o kadar da büyük umutların izini sürme, yıkılan ve yeniden kurulan dünyaların tanıklığını yapma çabasıdır.

Bu çalışma, Cemil Paşa'dan başlayarak ailenin yüzyıllara dayanan ve birkaç ülkeye dağılan mensuplarının serancamıdır. Cemiloğulları’nın, topraklarından koparılarak Lüleburgaz’a, Ordu’ya, Denizli’ye, Suriye’ye savrulan yaşamlarının, kimliklerini koruma savaşlarının, geri dönüşlerinin ve yeniden sürgün edilişlerinin hikayesidir.

Kitap aynı zamanda Kürtlerin son iki yüz yılda yaşadıklarının bir dökümünü de vermektedir. Kürdistan Emirliklerinden Osmanlı Devleti’nin merkezileşme sürecine, Birinci Dünya Savaşı’ndan Mütareke’ye, Ermeni Tehciri/Katliamı’ndan Şeyh Said İsyan’ına, Suriye’deki Hoybun örgütünden Mahabad Cumhuriyeti’ne, 1936 sürgününden günümüze dek yaşanan olaylara ışık tutmaktadır.

Devamını oku...

 

PostHeaderIcon İngiliz Belgelerinde KÜRDİSTAN/Der: Mesut Yeğen

Yeni Yayınlar

Bir dönemin Osmanlı tebası Kürtlerin, bir kısım değişikle beraber, aşağı yukarı 1925’ten beridir tecrübe ettikleri statükonun iki büyük kurucu aktörü oldu: İngiltere ve Türkiye.

Bu kitaptaki belgeler, İngiltere’nin Kürdistan siyasetinin nasıl adım adım ve önemli değişikliklerden geçerek şekillendiğini gösteriyor. Üzerinde güneş batmayan imparatorluk, Kürdistan siyasetini “dediğim dedik, çaldığım düdük” prensibinden çok uzakta, epey pragmatik, zaman zaman çaresizlik içinde ve çok da dünyevi bir akılla, adım adım inşa etmiş görünüyor.

İngiliz Belgeleri, İngiltere’nin Kürdistan siyasetine ışık tutmakla kalmıyor; pek çok önemli meseleye dair kıymetli bilgiler sunuyor. Belgeler, savaşın ardından Osmanlı elitinin farklı kesimlerinin Kürdistan siyasetine, Kürt elitinin tasavvurlarına, bugünkü Türkiye ve bugünkü Irak Kürtleri arasında savaşın ardından gelişen farklılaşmalara, 1925 Şeyh Sait Ayaklanması’nın ardında İngilizlerin olup olmadığına, Cumhuriyet elinin Kürt meselesi siyasetine ilişkin epey bir bilgi sağlıyor.

Devamını oku...

 

PostHeaderIcon Basın Özgürlüğü Üzerine/ Karl Marks

Yeni Yayınlar

Haluk Gerger’in Sunuşuyla

Marx’tan, ülkemizde de yakıcılığı gün geçtikçe artan basın özgürlüğü konusunda, her zamanki gibi lafını esirgemeden kaleme aldığı polemikçi bir eser. Muhataplarına aman vermeyen diliyle ve sahte polemiklerdeki gibi retorikte kalmayan, gerçek polemiğin olmazsa olmazı diyalektik bir akıl yürütmeyi yazdığı satırlara sindiren Marx, Türkiyeli okura hiç de yabancı gelmeyecek bir basın özgürlüğü ve sansür tartışmasına giriyor. Marx’ın zehirli dili bir yandan muhataplarının tutarsız ifadelerini sarakaya alır ve okurun zihin haritasına edebi bir çeşni katarken, bir yandan da sansürcülerin dilinin yüzyıllardır değişmemiş kof çatısını yerle bir ediyor. Basın özgürlüğünün bir ülkenin entelektüel birikimini ve gelişmişliğini gösterdiğini dile getiren Marx umudu da elden bırakmıyor: “Çiçekler bataklıklarda da büyürler”.

Devamını oku...

 

PostHeaderIcon DEMKRATİK OKULLAR/ Güçlü Eğitimden Dersler/Yazarı: Michael W. Apple & James A. Beane (Çev.): Mediha Sarı

Eğitim Kitpları

Eğitim yönetimi için daha demokratik; eğitim programı, öğretim ve değerlendirme için daha duyarlı modellere, daha da önemlisi bu doğrultuda ilerlemeye hizmet edecek pratik çözümlere duyulan ihtiyaca cevap vermek amacıyla kaleme alınan bu kitap, eleştirel ve demokratik bir eğitimin, ancak eğitim politikası ve uygulamalarının somut görünümleriyle, yanı sıra eğitimcilerin, öğrencilerin ve bireylerin günlük yaşamlarıyla çok daha fazla ilişkilendirildiği zaman başarılı olabileceğini, bundan dolayı da eğitsel teori ve yaklaşımların okul ortamıyla gerçek bir bağlantısının olması gerektiğini, pratikteki/ uygulamadaki sorunlar üzerinde odaklanmak yerine akademik uzmanlığı ön plana çıkarmanın bir çözüm getirmediğini/getirmeyeceğini, somut örnekler üzerinden, ileri sürüyor.

Kısacası elimizdeki kitabın önemi, eleştirel/demokratik eğitim modellerinin okulun günlük yaşamına nasıl uygulanabileceğiyle ilgili sorulara gene eleştirel cevaplar sunmaya, demokratik anlayışın okullar ve yerel toplumlar gibi “sıradan” kurumlarda gerçekten uygulanabilir olduğunu göstermeye çalışmasından kaynaklanıyor.

Demokratik Okullar kendisini daha demokratik bir eğitime adamış tüm öğretmenler için ilginç derslerle dolu bir çalısma.


Devamını oku...

 

PostHeaderIcon Praksis sayı27/ Yeniden Gramsci: Hegemonya, devlet ve pasif devrim sorunu

Praksis

Gramscici çözümlemenin yeniden yükselişe geçtiği bir dönemdeyiz. Hegemonya, hegemonya krizi, pasif devrim, aydınların rolü sorunu, transformizm gibi kavramlar ve kavramsal çerçeveler eliyle yürütülen “şimdi”yi anlama ve dönüştürme cabasındaki çalışmaların sayısında önemli bir artış olduğu gözle görülür bir gerçek. Gramsci’yi konu alan, onun perspektifini farklı disiplinlere uyarlayarak açıklayıcı gücünü sınayan çalışmaların akademide giderek daha fazla yer bulduğu da acık. Öte yandan ülkemizde de Gramsci’nin teorik çerçevesine duyulan ilgide, hem telif hem de çeviri eserlerin sayısındaki artış dikkate alındığında, belirgin bir artış olduğunu söylemek yanlış olmaz.

Bu bakımdan Praksis olarak Yeniden Gramsci sayısında Gramsci’nin bu yükseliş içinde hangi pratik politik meselelerle ilintili olarak devreye sokulduğunu; bu yeniden yükseliş içinde Gramsci’nin yorumlanma biçimlerinin doğurduğu yeni teorik meseleleri ve elbette praksis felsefesi çerçevesinde, bu gerçekliğin devrimci bir tarzda dönüştürülmesi için pratikle teorinin gireceği ilişki biçiminin açımlanmasında Gramsci’nin bugün için neler önerebileceğini tartışmak istedik.

Devamını oku...

 

PostHeaderIcon Tören, Simge, Siyaset- Türkiye’de Newroz ve Nevruz Kutlamaları /Yücel Demirer

Yeni Yayınlar

Bu kitap, kuzey yarımkürede doğanın uyanışı ve baharın gelişi olarak kutlanan, Anadolu, Ortadoğu ve Asya halklarınca Nevruz, Newroz, Nooruz, Nowruz, Navrız ve benzeri pek çok farklı biçimde isimlendirilen bahar bayramının Türkiye’deki rekabet halindeki kutlanış biçimlerini ele almaktadır.

Çalışmada, Türkiye Cumhuriyeti’nin tekçi ve Türklük merkezli siyasal-kültürel varlık çerçevesi içinde inşa edilmiş olan resmi politikaları karşısında, Newroz kutlamalarının Kürt kimlik ve siyasetinin bir kolektif ifade biçimi olarak ortaya çıkması ve bu bilincin örgütlü çabalarla tutundurulması süreci üzerinde durulmakta, devamında Newroz’un Türkiyeli Kürtler arasında benimsenmesi karşısında resmi söylemin evrimi incelenmekte ve Nevruz kutlamalarının kamu kurum ve kuruluşları eliyle desteklenip yaygınlaştırılması gözler önüne serilmektedir.

Özellikle 1990’lardan itibaren keskinleşen Nevruz ve Newroz kutlamaları arasındaki rekabetin tarihsel ve siyasal bağlamına mercek tutan kitap, geleneksel kültür alanının nasıl siyasal alana paralel bir mücadelenin odağı ve nesnesi olduğunu ele alırken, bu rekabetin bir barış imkanı içerip içermediğini tartışmaktadır.


Devamını oku...

 

PostHeaderIcon Namus, Töre ve İktidar/ Pınar Ecevitoğlu

Yeni Yayınlar

Şiddet kullanma tekelini elinde bulunduran egemen devletin, söz konusu ‘ayrıcalığını’ bazen birileri kullanmaya kalkarsa, üstelik bunu bir tür ‘yasa’ya dayanarak yaparsa bu durumu nasıl ele almak gerekir? Birileri, şiddetin en uç biçimi olarak ‘öldürme yetkisini’ kendinde görüp eyleme geçerse ne olur? Namus adına işlenen cinayetler örneğin, nasıl bir gerçekliğe işaret etmektedir? Bu türden olayları nasıl ele almak gerekir? Ne tür bir çerçeve ve bakış açısı, bu türden olayları, sadece adli bir vaka, bir ceza hukuku meselesi olarak görmeyip ya da tartışma götürür bir adlandırmayla sosyolojik sıfatı eklenerek ‘geleneksel ataerkil değerlerin kadına yönelik tavrı’ biçimindeki açıklamalarla yetinmeyip daha kapsayıcı ve derinlikli bir çözümlemeye imkân verebilir?

Elinizdeki kitap, siyaset biliminden antropolojiye, sosyolojiden siyaset felsefesine farklı disiplinlerden olanlar için ufuk açıcı bir duruş sergiliyor. Ve bütün bunların ayrıntılı olarak çok iyi örülmüş bir kurgu ve çok titiz bir dil kullanımıyla sergilendiği çalışma, ‘özgün bir telif eser’ sıfatını fazlasıyla hak ediyor, hem dert ettikleriyle hem de bunlara yaklaşım biçimiyle.

Devamını oku...

 

PostHeaderIcon Firar Öyküleri/ Adnan Gerger

Yeni Yayınlar

Kirli dosyaları aralayanlardan biri de Adnan Gerger... Adnan Gerger, “Firar Öyküleri” adındaki kitabıyla, cezaevlerinden kaçışları irdeledi. “Görünmez güçlerce” kullanılıp, suç aletlerine, birer tabancaya dönüştürüldükten sonra, cezaevine düşmeleri önleyemediklerini sonradan tek tek kaçırdılar. Ötekiler, yani düzenin “düş­man” saydıklarıysa yakaladıkları olanakları değerlendirip kaçış yolu aradılar. “Şiddet demokrasisinde”, “olmaz”ı, “olur”a dönüştürmeğe çalıştılar. İşte bu kitap, kaçanlarla kaçırılanların öyküsüdür. Ahmet Kahraman

Hapishanelerden kaçışları hep merak etmişimdir. Nasıl kaçıyorlardı? Kolay mı oluyordu zor mu? Kaçmak için zekâ mı, işbirlikçiler mi yoksa para mı daha önemlidi? Kaçmak için cesaret şart mıdı? Kimi cezaevi firarlarında zekânın hiç bir önemi olmadığını biliyoruz. Öyle olsa M. Ali Ağca, Ferhat Tüysüz gibi “zontalar” nasıl kaçarlar ellerini kollarını sallaya sallaya?

Adnan Gerger kardeşimin kitabıyla bunların yanıtlarını alıyoruz. Hem de hiç usunuzdan bile geçiremeyeceğiniz yöntemleri öğrenerek… Hasan Uysal

 

 

 

 

 

Devamını oku...

 
Reklam
Ayın Kitabı